İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarında Dijitalleşme

 Organizasyonlardaki her çalışan için işyeri güvenliği çok önemlidir. Herkes çalıştığı ortamda güvende hissetmek ister. Bu istek karşılanmadığında çalışanda kaygı ve şirkete güvensizlik oluşur ki bu şirkete her anlamda negatif dönüşler getirir. Çalışanlarının korunmasını sağlamak şirketlerin görevi ve ahlaki sorumluluğudur.

 ABD Mesleki Güvenlik ve Sağlık İdaresi OSHA (Occupational Safety and Health Administration) iş güvenliği için 3 temel hedef benimsenmesi gerektiğini belirtiyor: 

1) Tüm çalışanlar için sağlık ve güvenlik önlemlerinin arttırılarak tehlikeye maruz kalma süresini, yaralanmaları ve hastalıkları minimize etme

2) Şirket kültürünün, güvenlik ve sağlık alanında çalışan farkındalığını arttırmak üzere değiştirilmesi

3) İş sağlığı ve güvenliği programlarını koruyarak ve bu alanda iyileştirmeler yaparak toplumsal güven ve bilincin sağlanması

 İş güvenliği programları pek çok biçimde olabilir ve birçok potansiyel endişeyi ortadan kaldırma olanağı sağlar. Şirketlerin çalışma ortamı güvenliğini en üst düzeye çıkarmak için aldıkları eylemler şunları içermelidir: 

• Kişisel güvenlik ekipmanlarının sağlanması

• Ekipman kontrol mekanizmalarının kurulumu

• Operasyonel kılavuzların oluşturulması ve yaygınlaştırılması

• Tehlikeli malzeme işleme politikalarının oluşturulması ve uygulanması

• Bir madde ve alkol testi programı yürürlüğe koymak

• Çalışanlara danışmanlık hizmetleri sunmak

• Güvenlik eğitimi programlarının uygulanması.

 Her alanda olduğu gibi dijitalleşme, çalışma alışkanlıkları ve üretim sistemlerini de iyileştirmeye devam ediyor. Bunun sonucunda endüstri 4.0 ile üretim hatları gittikçe daha esnek ve uyarlanabilir hale geliyor. Operasyonel süreçlerdeki hızlı değişim uzun vadede çalışanların zihinsel ve bedensel yüklerini hafifletmeye yönelik olsa da yenilikler beraberinde iş güvenliği için yeni şartlar ve zorluklar getiriyor. 

 Hızlı değişen bu dünyada şirketlerin üretim sistemlerini yakalarken en değerli varlığı olan insan kaynağını da bu değişimlere karşı koruyabilmesi, önlemlerini yeni düzene uydurabilmesi kritik öneme sahip. Mevcut iş sağlığı ve güvenliği politikalarının yanı sıra organizasyonun özel ihtiyaçlarının belirlenip bunlara göre çalışmalar yapılmalı ve özelleştirilmiş sistemler kurulmalıdır. 

 Operatörlerin gerçek zamanlı takibi; çalışma düzenlemeleri, kişisel verilerin korunması ve mahremiyet gibi konularda tartışma yaratsa da çalışan sağlığı ve güvenliğinin her şeyin üzerinde tutulması bu konuda sağlanacak yasal güvenceler ile sistemde büyük gelişmeler yapma potansiyeline sahiptir. Önde gelen sanayi şirketlerine göre; akıllı sensör sistemleri iş kazalarına karşı tedbir almalarını kolaylaştırırken veri toplayıp bu verileri işlemek de önlem alma konusunda kendilerine yeni imkanlar sağlıyor.

 Bluetooth Smart olarak bilinen BLE (Bluetooth Low Energy) teknolojisi ile çalışan beaconlar şirketlerin ihtiyaçları doğrultusunda belirli alan, kişi, araç takibi yapıp bu alanlarla etkileşim verilerini toplayabiliyor. Sensörler kullanıcılara alarm sistemlerini tetikleme, acil durum düğmesi ile farklı kişilere bildirim gönderme imkanı sunarken kişilerin belirli alanlarda geçirdikleri süre, temas noktaları ve hareketsizlik / kaza anı takibinin yapılabilmesine olanak sağlıyor. Teknoloji; bu güvenlik imkanlarının yanında 2020 yılı ile hayatlarımıza giren, iş güvenliği ve sağlığı için ciddi tehdit oluşturan Covid-19’a karşı da alternatif çözümler sunuyor. Uzaktan çalışmanın mümkün olmadığı üretim sektöründe; çalışanların sosyal mesafe takibi ve filyasyon için de belirlenen mesafe aşıldığında alarm veren, çalışanların temaslılarını tespit edip ekipleri karantinaya almaya olanak sağlayan sensörlü giyilebilir cihazlar mevcut.

Daha fazlası ve endüstriyel çözümlerimiz hakkında bilgi edinmek için bizimle iletişime geçin.